araf

acılarının içinde kaybolmak, yok olmak, hiç olmak.. ne kadar sıradan geliyor içine hapsettiğim beyin kıvrımlarıma. yaşamımın diğerlerinin dört adım önünde olduğunu düşündüğüm zamanlarda yüzüme tokat gibi çarpan hapisliğin. beraat kararını vereli, kırdığım kum saatinin içinde yok olan taneler kadar geçmişti o zaman halbuki. koca bir kum saati; kırık.

acılarının içinde bulman, var olmam, hep olmam.. ne güzel geliyor içinden atmaya çalıştığın o karmaşık beyin kıvrımlarının içinde cebelleşen sana. itmek istiyorsun içindeki beni taa en uzaklara, bir daha hiç göremeyeceğin bir cennete. sensiz mutlu olabileceğimi sandığın bir kainat parçasına.

sen beni araf'a atıyorsun. arafın tam göbeğine! göbeğinin deliğine. en mutsuz olacağım yere; kuyunun dibine.

acılarımızın komünal çözümlerinden kaçıyorsun.. en faşist yerlerinle itiyorsun o sensizliğe.. o kafanda kurduğun ütopik tiyatronda tekrar benim olmanın seni mutlu edeceğinin farkına bile varamıyorsun. ya da bile bile lades diyorsun.

balım.. aklımdasın!

0 yorum:

Yorum Gönder

kamera stop..!

''yalnızlığıma kapalı gişeyim..!''

İzleyiciler

About Me

kim istemez mutlu olmayı.. mutsuzluğa da var mısın?

arşiv